Gerçek özne etken mi ?

Ilayda

New member
Gerçek Özne Etken Mi? Tartışmaya Açık Bir Soru

Selam Forumdaşlar! Bugün gerçekten dikkatli düşünmemizi gerektiren, bazılarımızı zorlayacak bir soruyla karşınızdayım: Gerçek özne etken midir? Kimi zaman çok basit gibi görünen bu soru, aslında çok derin bir felsefi ve toplumsal tartışmayı içinde barındırıyor. Öznenin, yani bir varlığın veya bireyin, nasıl şekillendiği, ona etki eden faktörler, çevre ve koşullar ne kadar etkili? Sonuçta, bizler sadece kendi irademizle mi hareket ediyoruz, yoksa dışsal faktörler ve toplumsal koşullar bizi şekillendiriyor mu?

Bu yazı, bu tartışmayı derinlemesine ele alacak, farklı bakış açılarıyla konuyu sorgulayacak. Gerçekten özne, bir anlamda ‘etken’ midir? Yoksa, kendisini dış etkenlerden soyutlayarak bu kavramı anlamak yanıltıcı mı olur?

Erkeklerin Stratejik Yaklaşımı: Öznenin Etkenliği ve Kontrol İhtiyacı

Erkeklerin çoğu, özellikle stratejik ve çözüm odaklı yaklaşan bireyler, "gerçek özne etken midir" sorusunu kendilerine sorarken, genellikle soruya bir adım geriden bakar ve cevap verirken çevre, durumlar veya dışsal koşulların etkisini göz ardı etme eğiliminde olabilirler. Zira, erkekler genellikle çözüm odaklı ve kontrolü elde tutmaya çalışan bir yaklaşım içindedirler. Toplumda erkeksi özellikler, bireysel başarı, güç ve irade üzerinden şekillenirken, öznenin “etken” olma durumu büyük bir öneme sahiptir.

Erkekler, ‘etken’ olmayı, kontrol edebilecekleri ve belirleyebilecekleri bir şey olarak görme eğilimindedirler. Öznenin etken olabilmesi için, onu dış etkenlerden bağımsız bir şekilde, kendi iradesiyle şekillendirebilmesi gerekir. "Ben, kararlarımı kendi içsel gücümle alırım" yaklaşımı, erkeklerin bu soruya verdikleri cevapta yaygın bir tema olabilir. Onlar, çevre ve koşullardan çok kendi eylemlerine odaklanır ve çoğu zaman kendilerini dış dünyadan soyutlayarak, sorumluluğu ve gücü kendi ellerinde tutmaya çalışırlar.

Ancak bu bakış açısının zayıf yönleri de vardır. Gerçekten bireyler, yalnızca kendi kararlarıyla mı şekillenir? Çoğu zaman, erkeklerin kendi etkenliklerine verdikleri bu önemin, toplumsal ve kültürel bağlamda ne kadar sınırlı olduğunu göz ardı edebiliriz. Kişisel tercihler ve eylemler, büyük ölçüde toplumsal yapıların etkisi altındadır. Örneğin, bir erkek için başarı, güç ve liderlik gibi değerler belirleyici olabilir, ancak bu değerlerin şekillenmesi, toplumun ve çevrenin onlara dayattığı normlardan bağımsız değildir. Yani, bir özne gerçekten tamamen etken olamaz; çoğu zaman etrafındaki dünya ve kültür onu etkiler.

Kadınların Empatik ve İnsan Odaklı Yaklaşımı: Dışsal Etkenlerin Rolü

Kadınlar ise, genellikle daha empatik, ilişkisel ve insan odaklı bir bakış açısına sahiptirler. Bu nedenle, "gerçek özne etken midir" sorusunu tartışırken, kadınlar dışsal etkenlerin ve toplumsal yapıların çok daha belirleyici olduğunu savunabilirler. Kadınlar, toplumun onlardan beklediği rolleri ve normları daha yoğun bir şekilde deneyimleyebilir ve buna göre öznenin şekillendiğini görebilirler.

Kadınların toplumla olan ilişkisi, erkeklerden farklıdır; çünkü toplumsal cinsiyet rolleri, kadınların etkenliklerini ve özgür iradelerini doğrudan etkileyebilir. Bir kadın, toplumun ona biçtiği role karşı kendini nasıl konumlandırdığına, aile içindeki yükümlülüklerine, işyerindeki zorluklarına göre şekillenebilir. Kadınların, çoğunlukla duygusal zekâlarını, başkalarına yardımcı olmak için kullanma eğiliminde olmaları, onların bireysel etkenliklerini çevresel faktörlerle dengelemelerini sağlar.

Ancak, bu noktada önemli bir soru doğuyor: Kadınlar, dışsal faktörlerin etkisiyle şekillenen özne olarak kaldıklarında, kendi içsel etkenliklerini ne kadar koruyabilirler? Belki de bu dışsal etkilerin, kadınların özne olma deneyimlerini daha derinden değiştiren unsurlar olduğuna dikkat çekmek gerekiyor. Kadınların bu süreçteki yalnızca dış etkenlerle şekillenen özne durumunu ele almak, onları pasif bir varlık olarak görmek anlamına gelebilir mi? Her şeyin etkenliğe, yani kontrol gücüne dayalı olduğu bir dünyada, kadınların içsel dünyalarını keşfetmeleri ne kadar mümkün?

Gerçek Öznenin Etkenliği: İrade ve Toplum Arasındaki Denge

Sonuçta, gerçekte özne ne kadar etken olabilir? Her iki perspektifin de kendi doğruları var. Erkeklerin kontrol arayışı ve kadınların toplumla olan ilişkileri, bu sorunun cevabını şekillendiren önemli faktörlerdir. Toplum, bireyin öznesini şekillendirirken, aynı zamanda bireyin kendi iradesi ve içsel gücü de bu şekillenmeye karşı koymaya çalışır. Belki de gerçek özne, ne tamamen etken ne de tamamen edilgen olabilir. Hem toplumsal etkenler hem de bireysel irade bir arada bulunur.

Bu noktada, soruyu forumda tartışmak istiyorum: Gerçek özne etken midir? Yoksa, toplumsal yapılar ve kültürel normlar, bireyi daha çok şekillendiriyor ve onu dışsal etkenlerden bağımsız bırakmıyor mu? Öznenin etkenliği, tamamen bireysel bir güç müdür, yoksa çevre, koşullar ve toplum da bunda etkili midir? Forumdaşlar, bu konuda nasıl düşünüyorsunuz? Cevaplarınızı sabırsızlıkla bekliyorum!