Defans ne oluyor ?

Berk

New member
[color=]Defans Ne Oluyor? Bir Hikaye Üzerinden Sorgulama

Herkese merhaba forumdaki dostlarım! Bugün sizlere çok duygusal bir hikaye anlatmak istiyorum. Belki de birçoğumuzun yaşamında her gün karşılaştığı bir durum, belki de hiç unutmamak istediğimiz bir anı. Ama bu hikaye, "defans" denilen olgunun tam anlamıyla ne olduğunu, hayatımızda nasıl şekillendiğini, ve aslında bu duygunun bazen ne kadar içsel, bazen ise ne kadar dışsal bir güç oluşturduğunu keşfetmek için bir fırsat olacak.

Başlamak için önce bir karakteri tanıtmak istiyorum: Ahmet, stratejik ve çözüm odaklı bir adam. Fakat, her çözüm, bazı duygusal bedeller ödetir mi? Bu hikayede onu ve etrafındaki insanları, defansın içsel yönünü keşfederken izlemeye başlayacağız.

[color=]Ahmet’in Dünyası: Savunma Mekanizması

Ahmet her zaman mantıklı bir insandı. Hayatını neredeyse tamamen çözümler üretmeye adadı. O, sık sık "Duygusal olmak zaman kaybıdır," diye düşünür, sorunlara karşı ne kadar etkili olursa o kadar iyi olduğunu hissederdi. Ama bir gün, sarsıcı bir olay yaşandı. İş yerinde büyük bir kriz çıkmış, Ahmet'in yıllarca emek verdiği projelerinden biri tehlikeye girmişti. Bu durum, Ahmet'i sıkıştıran duygusal bir "defans" oluşturmuştu.

Başlangıçta, Ahmet çözüm üretmeye odaklandı. Panik yapmadan, ne kadar stratejik olursa o kadar başarılı olacağına inandı. Ancak bir süre sonra, gerçekten önemli olan şeyin ne olduğunu anlamaya başladı. Sadece mantıklı bir çözüm aramak, onun için yeterli değildi. İnsanları, ilişkileri, duyguları göz ardı ederek çözüm arayışı içinde kaybolmuştu.

Bir sabah, Ahmet'in kız kardeşi Elif, ona büyük bir hevesle yaklaşarak: "Ahmet, senin bu defans duvarını çok iyi inşa ettiğini biliyorum, ama gerçek şu ki: Bir duvarın içinde yaşamak ne kadar sürdürülebilir?" dedi. Elif, hayatı daha empatik bir bakış açısıyla yaşıyor ve ilişkilerinde insanları ön planda tutuyordu. Onun gözünde, çözüm odaklı olmak her zaman en iyi seçenek değildi.

Ahmet, kardeşinin söylediklerini ilk başta anlamadı. Onun için her şey ne kadar pratik ve çözülmesi gereken bir problem gibiydi. Ama Elif’in o içten bakışı, biraz da cesur olan sözleri, ona bir şeyler hissettirdi. "Bir duvarla yaşamaktan bahsediyorsun ama aslında hayatın dışarıda. Ya duvarı yıkıp, hislerini kucaklarsan?" diye düşündü.

[color=]Elif’in Dünyası: İlişkisel Yaklaşım

Elif, Ahmet'in aksine duygularına her zaman daha yakın bir insan olmuştur. İnsanların birbirlerine nasıl bağlandığı, bir şeyin ne kadar gerçek olduğu, duygusal bir anlayışla daha çok ilgileniyordu. Ahmet'in problemleri çözme yaklaşımının aslında birçok önemli ilişkisel unsuru göz ardı ettiğini fark etti.

Ahmet'in yaptığı gibi, Elif de bir çözüm arayabilirdi; ama onu düşündüren asıl şey, insanların problemlerini çözmenin sadece bir kısmıydı. Ahmet, çözüm odaklı yaklaşırken, çoğu zaman başkalarının duygusal yüklerini ve ihtiyaçlarını görmezden geliyordu. Her şey çözülmeliydi ama ya hisler?

Bir gün, Elif Ahmet’i yumuşak bir şekilde uyandırdı: "Ahmet, belki de bu defansla hep bir adım geride duruyorsun. İçindeki korkulara, kaygılara biraz daha yaklaşmalısın. İnsanlar birbirleriyle gerçekten bağ kurabilmek için önce kendilerini ve başkalarını anlamalılar."

Bu sözler Ahmet için bir çığır açtı. Elif'in duygusal yaklaşımı, onun savunma duvarını biraz olsun sorgulamaya itti. Gerçekten, çözüm odaklı bir insan olmak, bazen duygusal olarak geri adım atmayı gerektiriyor muydu? Elif’in bakış açısı, onu yalnızca bir çözüm üretici olmaktan çıkardı. Ahmet, duygusal duvarlarını yavaşça yıkmaya, hisleriyle barışmaya başladı.

[color=]Defansın Gerçek Yüzü: İçsel Bir Düşünce Süreci

Hikayenin sonunda, Ahmet ve Elif, defansın ne olduğuna dair çok farklı bakış açıları geliştirmişti. Ahmet, duvarlarını ne kadar sert inşa ederse, o kadar güçlü olacağını düşünürken, Elif bu duvarların aslında gerçek gücün engellenmesine yol açtığını fark etti. Defans bir strateji olabilir, ama hayatın içinde gerçekten var olmak için, bazen duvarları yıkmak gerekirdi.

Hikayede olduğu gibi, defans bazen sadece kendimizi korumak için geliştirdiğimiz bir içsel mekanizma olur. Ancak, bu duvarların içerideki duygusal ve insanı anlamamız önünde bir engel oluşturabileceğini de unutmamalıyız. Erkekler, çözüm odaklı olmayı çok severken, kadınlar ilişkisel yaklaşımlar ve empatiyle bir sorunun daha derinlemesine analiz edilmesini isterler.

Sizce, defans bir çözüm müdür yoksa bir engel mi? Bu hikaye üzerinden düşündüğünüzde, defans duvarlarının bizi nasıl etkilediğini ve nasıl aşabileceğimizi daha net görebilir misiniz? Hayatımızda, duvarları yıkmak gerektiği anları nasıl belirleriz?

Hikaye üzerinde düşünürken, siz de kendi deneyimlerinizi ve bu konuda neler düşündüğünüzü bizimle paylaşabilirsiniz.