E nabız tanımlanmamış ne demek ?

Captain123

Global Mod
Global Mod
E-Nabız Tanımlanmamış Ne Demek? Bir Hikâye Üzerinden Sorgulama

Merhaba forumdaşlar,

Sizlerle biraz farklı bir hikâye paylaşmak istiyorum. Bu hikâye, belki de hepimizin hayatında bir noktada karşılaştığı ama üzerine çok fazla düşünmediği bir konuya, E-nabız’ın tanımlanmamış olmasına dair bir sorgulamaya ışık tutacak. Gelin, bir an için kendimizi başka birinin yerine koyarak bu durumu derinlemesine inceleyelim.

Hayatın Tanımlanmadığı Anlar

Ayşe, sabahın erken saatlerinde hastaneye gitmek üzere evinden çıkmıştı. Bugün, yıllardır beklediği o önemli sonucu öğrenmek için doktoruna gidecekti. O kadar heyecanlıydı ki, sabah kahvaltısını bile aceleyle yapıp, hastane randevusunu kaçırmamak için evden erkenden çıkmıştı. Ayşe, yıllardır sağlık sorunlarıyla mücadele eden bir kadındı. Hastalık, ne kadar acı verici olsa da, ona önemli bir şey öğretmişti: Hayatın ve sağlığın her anı değerli olmalıydı.

Hastaneye vardığında, doktordan randevu almak için beklerken, aklına e-nabız sistemi geldi. Son zamanlarda sıkça duyduğu, sağlık hizmetlerinin dijitalleşmesiyle ilgili bir uygulama vardı. E-nabız sistemi üzerinden tüm sağlık geçmişine ulaşılabiliyordu. Ayşe de bunu duymuş ve “Bu, hayatımı daha kolay hale getirebilir” diye düşünmüştü. Üzerine bir arayışa girip, kayıt olmanın kolay olacağını hayal etmişti. Ama ne yazık ki, işler beklediği gibi gitmedi.

Hastaneye başvurduğunda, hemşire bilgisini girdiğinde ekranında bir hata belirdi: “E-nabız tanımlanmamış”. Ayşe neye uğradığını şaşırmıştı. O an, sistemin her şeyini ezbere bildiği, teknolojinin bu kadar ilerlediği bir dünyada, kendisinin bu basit işlemi bile tamamlayamıyor olması garip ve yıpratıcı bir durum gibi hissettiriyordu. Sağlık verileri, sonuçlar, ilaçlar… Hepsi dijitalleşmişti, fakat bir şey eksikti: Kendisi!

Erkekler Çözüm Ararken, Kadınlar İnsanı Duyuyor

Ayşe'nin telefonunu hızla çaldı. Ekranda adını gördü: Mehmet. Ayşe, Mehmet’i duygusal anlamda hep çok sağlam bir karakter olarak bilmişti. Çözüm odaklı, planlı ve analitik düşünmeye sahipti. O yüzden, karşılaştığı her sorunu mantıklı bir şekilde çözmeye çalışırdı. Ancak Ayşe, Mehmet’ten bu sefer sadece bir çözüm arayışı duymak istemiyordu. Onun, gerçekten dinlemesini ve anlamasını istiyordu.

“Mehmet, E-nabız sistemine kaydolmaya çalıştım ama ‘tanımlanmamış’ hatası alıyorum. Ne demek bu?” diye sorarak, telefonun diğer ucundaki sesi dikkatle dinlemeye başladı.

Mehmet, bir süre sessiz kaldı ve ardından açıklamaya başladı: “Bu durum, aslında sistemin seni doğru tanımlayamaması anlamına geliyor. Senin TC kimlik numaran veya kaydınla ilgili bir eksiklik olabilir. Çözümü basit, direkt devlet hastanesine başvur ve kaydını güncelle. Sistem ancak o zaman doğru bir şekilde tanımlanır. Hemen halledersin, sorun değil!”

Ayşe, Mehmet’in bu önerisini dinlerken bir yandan da hafif bir huzursuzluk hissetti. Evet, çözüm önerisi mantıklıydı ama… Ayşe’nin ruhu, bir insanın ya da bir bireyin insan olarak dijital ortamda “tanımlanmamış” olmasının bir yük olarak algılanması üzerine derin bir kaygıya kapılmıştı. Çünkü sağlık, insanın en temel hakkıydı ve bu tür “tanımlanmamışlıklar”, bir insanın değerini sorgulamaya itebilirdi. Ayşe, “Çok mu abartıyorum?” diye kendi kendine sordu. Ama bir yanda da, dijitalleşen dünyada insan olmanın tanımlanmamış olmasının getirdiği bir derin yalnızlık hissi vardı.

Tanımlanmamışlık: Bir Kimlik Krizi Mi?

Ayşe, telefonu kapattığında biraz düşündü. Mehmet'in çözüm odaklı yaklaşımı kesinlikle mantıklıydı. Her şey bir adım geriye gidip, kaydın düzeltilmesiyle çözülebilirdi. Ama burada bir felsefi mesele vardı. Ya da belki de psikolojik bir mesele. Bir insanın sağlık verilerinin dijital ortamda tanımlanmış olması, ona sadece bir kimlik numarası ya da dijital bir etiket eklemekten ibaret miydi? Peki, ya bu kaydın yanlış yapılması? Ya da hiç yapılmaması?

Ayşe, zihninde bir an düşündü: “Bir kişi tanımlanmamış olduğunda, yalnızca bir sistemde eksiklik var mı, yoksa bu insanın değerini sorgulayan bir durum mu?” Kendini bir veri olarak görüp yalnızca bir kaydın düzenlenmesiyle işler hallolabilir miydi? Ya da bu, insanın her yönüyle dijitalleşen dünyada kim olduğunu unutur hale gelmesinin bir işareti miydi?

Kendi Kimliğini Bulmak: İnsan Olmanın Dijitalleşmesi

E-nabız’ın “tanımlanmamış” olması, Ayşe için sadece bir teknik hata değildi; bir kimlik krizi gibiydi. Çünkü, bir birey dijital dünyada tanımlanmadığında, hayatta neyi temsil ettiğine dair gerçek bir sıkıntı duyabilir. İşte bu noktada, teknoloji ve insan ilişkisi, bir sınavdan geçiyor. Dijitalleşen dünyada, bir bireyin kim olduğunu dijital sistemler ve veri tabanları üzerinden tanımlanması bekleniyor. Ancak, insanlar sadece birer veri kümesi değildir. Her insanın iç dünyası, ilişkileri, yaşadığı duygusal deneyimler ve varoluşsal soruları vardır.

Bununla birlikte, erkeklerin çözüm odaklı ve stratejik düşüncelerinin, kadınların duygusal ve ilişkisel yaklaşımları ile nasıl bir dengeye oturduğunu gözlemleyebiliriz. Mehmet, problemi hızlıca çözmek isteyen bir yaklaşım benimsemişti. Ancak Ayşe, sistemin bir insanı sadece bir veri olarak görmesini kabullenememişti. Bu farklı bakış açıları, hayatın dijitalleşen yönleriyle nasıl başa çıkabileceğimizi sorgulatıyor.

Sizce de E-nabız’ın Tanımlanmamış Olması, Bir Kimlik Krizine İşaret Ediyor mu?

Şimdi forumdaşlar, bu durumu siz nasıl görüyorsunuz? Dijital dünyanın getirdiği kolaylıklarla beraber, insan olmanın anlamı ve kimliği de birer veri olarak mı tanımlanmalı? Ayşe’nin yaşadığı bu durumu sizce nasıl çözerdik? Sizin görüşlerinizi duymak isterim, hikâyenin sizin üzerinizde nasıl bir etki bıraktığını ve nasıl hissettiğinizi paylaşırsanız çok sevinirim.