Futbol maçında bir devre kaç dakika sürer ?

Efe

New member
Futbol Maçında Bir Devre Kaç Dakika Sürer? 45 Dakikanın Hikâyesi

Bir futbol maçını izlerken zaman kavramının ne kadar garip çalıştığını hiç düşündünüz mü? Maçın başında “Daha çok var, rahatız.” dersiniz. 35. dakikada “Bir gol bulsak fena olmaz.” diye koltuğun ucuna gelirsiniz. 44. dakikada ise hakemin saatine bakıp “Hocam, ne olur bitirme!” diye içinizden dua etmeye başlarsınız. Sonra uzatma gelir ve 45 dakikanın aslında neden 45 dakika olmadığını anlamaya çalışırsınız.

İşin resmi tarafı oldukça net: Futbolda normal bir maç iki devreden oluşur ve her devre 45 dakika sürer. Yani normal oyun süresi toplam 90 dakikadır. Ancak burada küçük ama önemli bir ayrıntı vardır: Her devrenin sonunda hakem, oyunda kaybolan zamanı telafi etmek için ilave süre oynatabilir.

Dolayısıyla “Bir devre kaç dakika?” sorusunun kısa cevabı 45 dakikadır. Fakat futbolun gerçek dünyasında cevap biraz daha eğlencelidir: “45 dakika artı hakemin kayıp zamanı hesaplamasına bağlı birkaç dakika.”

Ve işte futbolun matematikle kavga ettiği nokta tam olarak burasıdır.

45 Dakika Nereden Çıkıyor?

Futbolun temel oyun kurallarına göre normal oyun süresi iki eşit devre halinde oynanır ve her devre 45 dakikadır. Devre arasında da oyunculara dinlenmeleri ve teknik ekibin taktik düzenlemeler yapabilmesi için ara verilir.

Burada önemli olan, 45 dakikanın kronometrenin başından sonuna kadar kesintisiz şekilde akan 45 dakika olmadığıdır. Çünkü futbol topun sürekli hareket ettiği bir spor değildir.

Top taca çıkar.

Bir oyuncu sakatlanır.

Oyuncu değişikliği yapılır.

Hakem bir pozisyonu inceler.

Gol sevinci uzar.

Oyuncular zaman geçirir.

Bazen VAR incelemesi dakikaları alır.

Bütün bunlar oyunun fiilen durmasına neden olabilir. Hakem de bu kayıpları değerlendirerek devrenin sonunda ilave süre gösterebilir.

Bu nedenle 45. dakika geldiğinde maçın hemen bitmesini beklemek doğru değildir. Skor tabelasında “45” yazıyor diye futbolcuların “Tamam arkadaşlar, eve gidelim.” demesi mümkün değil. Keşke bazı taraftarların istediği kadar kolay olsa.

Peki 45 Dakikalık Devre Gerçekte Kaç Dakika Sürer?

Burada “oyun süresi” ile “devrenin gerçek zamanlı süresi” arasında fark ortaya çıkar.

Örneğin ilk yarıda iki oyuncu sakatlanmış, üç oyuncu değişmiş ve bir golün ardından uzun bir kutlama yaşanmışsa hakem birkaç dakikalık ilave süre verebilir. Diyelim ki 4 dakika ilave edildi. Bu durumda ilk devre 45. dakikada bitmez; 49. dakikaya kadar devam edebilir.

Üstelik ilave sürede de zaman kaybı yaşanırsa hakem bunu dikkate alabilir. Yani 45+4 gördüğünüzde bunun mutlaka tam olarak 49:00'da biteceği anlamına gelmediğini de unutmamak gerekir.

Futbol izlerken bu noktada ilginç bir psikolojik deney yaşanır.

Takımı önde olan taraftar için 45+4:

“Hocam yeter artık!”

Takımı geride olan taraftar için:

“Daha zaman var!”

Aynı dakika, iki farklı insan için adeta iki farklı zaman dilimidir.

Birinin dört dakikası ömür gibi gelir, diğerinin dört dakikası göz açıp kapayıncaya kadar geçer.

Devre Arası Kaç Dakikadır?

İki devrenin arasında devre arası bulunur. Bu ara, normalde 15 dakikayı geçmez.

Bu 15 dakika futbol açısından düşündüğümüzden daha önemlidir. Çünkü oyuncular yalnızca su içip nefeslenmez. Teknik ekipler ilk 45 dakikada gördükleri sorunları değerlendirir, oyuncuların pozisyonlarını yeniden düzenleyebilir ve ikinci yarı için yeni planlar oluşturabilir.

Taraftar açısından ise devre arası farklı bir anlam taşır.

Bazıları mutfağa koşar.

Bazıları çay koyar.

Bazıları sosyal medyada maç tartışır.

Bazıları televizyonun karşısında oturup “İkinci yarıda kesin gol gelir.” der.

Bazıları da ilk yarının siniriyle televizyon kumandasına bakıp hayatındaki en büyük kararını vermeye çalışır.

İşin komik tarafı, 15 dakikalık devre arasının çoğu zaman futbolcular için taktik toplantısı, taraftar için ise duygusal kriz yönetimi olmasıdır.

Erkekler Çözüm Arıyor, Kadınlar İlişkiyi Okuyor Mu? Yoksa Mesele Bu Kadar Basit Değil Mi?

Futbol sohbetlerinde sıkça karşılaştığımız bir klişe vardır: Erkeklerin maça daha stratejik ve çözüm odaklı, kadınların ise daha duygusal ve ilişki odaklı yaklaştığı söylenir.

Bence gerçek hayatta işler bundan çok daha renkli.

Mesela arkadaş grubumuzda Mehmet, maçın 20. dakikasından itibaren sürekli taktik anlatır:

“Sağ bek biraz daha geride kalmalı, orta saha çizgisi fazla açılıyor.”

Aynı gruptaki Elif ise oyuncuların birbirleriyle iletişimine dikkat eder:

“Takımın morali düştü, birbirlerine kızmaya başladılar. Önce bunu düzeltmeleri gerekiyor.”

İlk bakışta biri çözüm odaklı, diğeri ilişki odaklı gibi görünür. Fakat 10 dakika sonra roller değişebilir. Mehmet, kalecinin moralinin bozulduğunu fark edip “Bu çocuk iki pozisyon yüzünden özgüven kaybetti.” diyebilir. Elif ise tahtaya formasyon çizip “Orta sahayı üçlüye çevirmeleri lazım.” diyebilir.

Çünkü futbol izleme biçimini yalnızca cinsiyet üzerinden açıklamak oldukça yüzeysel kalır.

Stratejik düşünen kadınlar vardır. İlişkileri ve takım psikolojisini çok iyi okuyan erkekler vardır. İstatistik takip eden genç taraftarlar, yalnızca tribün atmosferine odaklanan deneyimli taraftarlar, oyunun tarihini bilen emekliler, ilk kez Dünya Kupası izleyen çocuklar ve futbolla yeni tanışan insanlar vardır.

Hatta aynı kişinin maçın farklı dakikalarında farklı yaklaşımı olabilir.

Takım 0-1 gerideyse taktikçi olur.

1-1 olunca psikolog olur.

2-1 öne geçince teknik direktör kesilir.

90+7'de rakip korner kullanırken ise herkes aynı kişiye dönüşür:

“Allah'ım ne olur bitirsin!”

45 Dakika İçinde Neler Olabilir?

Futbolda 45 dakika, kâğıt üzerinde sabit bir süre gibi görünür. Fakat sahada inanılmaz derecede yoğun bir zaman dilimidir.

Bir takım ilk 10 dakikada baskı kurabilir.

dakikada gol bulabilir.

dakikada bir oyuncusunu sakatlık nedeniyle kaybedebilir.

dakikada rakibin baskısı altında kalabilir.

45+3'te ise beklenmedik bir gol yiyebilir.

İşte bu yüzden futbolda “Daha maçın yarısı bile olmadı.” cümlesi son derece tehlikelidir.

Bir maçın 45 dakikasında oyun tamamen değişebilir.

Örneğin geride olan takım, ilk yarının son bölümünde bir gol bulduğunda soyunma odasına 1-1 moralle gidebilir. Teknik ekip ikinci yarı için planını değiştirir. Bu da maçın geri kalanını bambaşka bir hale getirebilir.
 
Üst