İnsan Yunus Emre dilinde ne demek ?

Kaan

New member
İnsan Yunus Emre Dilinde Ne Demek?

Hepimiz bir şekilde Yunus Emre'yi duymuşuzdur. O, içimizdeki sevgiyi şarkılara döken, aşkı derinliklerinde bulan, kelimelere anlam yükleyen bir derviştir. Ama bazen insan düşünüyor: "Yunus Emre dilinde konuşmak, gerçekten ne demek?" Peki, bir insan Yunus Emre dilinde ne demek? Hadi gelin, Yunus'un büyülü dünyasına adım atalım ama bu kez biraz mizahi ve yaratıcı bir gözlükle bakalım.

Yunus Emre'nin Dilinde Aşk: Erkekler Çözüm, Kadınlar Empati Mi?

Her şeyin başı aşktır diyen Yunus, aslında bu sözüyle de çok işlevsel bir tavsiye veriyor. Çünkü Yunus Emre’nin dilinde aşk, çözüm odaklılık ve empatiyi birleştiren bir formüle dönüşüyor. Erkekler genellikle bir sorunla karşılaştıklarında çözüm arar, yani... duygusal dünyayı göz ardı edip “Bu sorunu nasıl hallederim?” diye düşünür. Kadınlar ise, sorun çözmekten çok, o sorunun duygusal yönüne bakar, "Bu problemde ben ne hissettim, biz ne hissettik?" derler.

Mesela, bir gün Yunus Emre bir erkekle sohbet ediyor ve adam "Ey Yunus, içimde bir gariplik var, ne yapmalıyım?" diye soruyor. Yunus hemen yanıtlıyor: “Evladım, sevda derdine düşmüşsün, onun için çözüm arama, sadece sev!” Adam şaşkınlıkla: “Yani sorun çözülmedi mi?” Yunus gülümseyerek: “Hayır, çözüm arama. Sen sadece her şeyin içinde sevgiyi görmeye çalış. Gerisi zaten gelir."

Bu arada, kadınlar olayı biraz daha farklı ele alır. Aynı adam Yunus’un yanına gelir ama bu kez bir kadınla birlikte. Kadın, adamın içindeki garipliği fark etmiş ve şöyle der: “Yunus, senin derdin içsel bir boşluk, biraz sevgi lazım sana. Hadi birlikte dua edelim, belki hislerin yerine oturur.” Kadınlar bu tarz yaklaşımlarda insanın duygularını derinlemesine anlamaya çalışır. Yunus, kadının söylemini duyduğunda; "Doğru söylüyorsun, sevgili dostum. Gerçek sevgi her şeyin önünde gelir," diyerek bu empatik bakış açısını onaylar.

Yunus Emre'nin Dilinde Çözüm: Derinlikten Pratikliğe!

Yunus Emre dilinde konuşmak, sıradan bir “selam”dan çok daha fazlasıdır. Onun dilinde her şey bir anlam taşır. Yunus’un dilinde “aşk” dediğinizde, sadece romantik bir duygu değil, evrensel bir bağlılık, insanlıkla ilgili bir aidiyet duygusudur.

Mesela, bir insan "Nasılsın?" diye sorarsa, Yunus der ki: “Ben bir olup bütün oldum, sen nasılsın?” Burada Yunus, bu basit soruyu bile felsefi bir hale getirir. Zihni çözüm odaklı olan erkekler belki de bu soruya “İyi olmak için ne yapmalıyım?” diye yaklaşır. Ama kadınlar bu soruya “Ben seni hissettim, biraz derinlere inmek lazım,” diyerek biraz daha içsel bir sorgulama yapar.

İşte Yunus Emre'nin dilindeki derinlik tam burada devreye giriyor. Klasik anlamda çözüm odaklılık veya empatik yaklaşım değil, bir araya gelerek insan olmanın, birbirini anlamanın ve sevgiyi bütünün parçası olarak kabul etmenin gücü.

Yunus Emre ve Günümüz İletişimi: Klişelerle Dalga Geçen Bir Derviş

Yunus Emre'nin dilinde ciddi bir mizah vardır. Birçok insan onun sözlerine derin anlamlar yüklerken, aslında Yunus, bu kelimelerle küçük bir espri yapmaktadır. Günümüz iletişiminde bazen o kadar ciddiye alıyoruz ki bir kelimeyi, sanki Yunus'un dilindeki sözcüklerin sadece kalp kırıklıklarını iyileştiren özel şifalı bir formül olduğunu düşünüyoruz.

Mesela, “Ben bir garip bakraç gibiyim, içim boş” dediğinizde, biz de "Aaa! Çekik gözlü, içi boş bir bakraç mı? O zaman evlenmeden önce bakmak gerek, yoksa boşu boşuna başa bela mı alacağız?" diye şaka yaparız. Fakat Yunus, belki de “garip bakraç” derken, aslında "Ben, varlıkla birleşmiş ama bir o kadar da boş olan bir insanım," demek istiyordur.

Ya da şöyle bir durumda: Bir adam ve kadın bir kafede buluşuyorlar, adam ciddi bir şekilde: “Yunus Emre'nin dilinde olmalı, ruhumuz bir bütün olmalı!” diyor. Kadın ise: “Evet, ama seninle bir bütün olmak, bana biraz ağır geldi. Ben biraz daha pratik bir çözüm bekliyorum,” diyerek hem mizahi bir şekilde hem de çözüm odaklı bir yaklaşım sergiliyor.

Yunus Emre’nin Dilinde Ne Oldu? Çözüm: İnsan Olma Bilgeliği

Yunus Emre’nin dilinde, insan olmanın özü, sevgi ve hoşgörüyle yoğrulmuş bir iletişim biçimidir. Her kelime bir başka dünya yaratır. “İçimdeki aşkı bulmaya çalışıyorum” demek, sadece bir duyguyu tanımlamak değildir. Bu, evrenle bir bütün olma yolunda yapılan bir adımdır. Bu anlayışı hem erkekler hem de kadınlar farklı biçimlerde algılar.

Erkekler belki de Yunus Emre’nin dilinde "Kendimi bulmalıyım" diye düşünürken, kadınlar daha çok “Birlikte ne kadar yol alabiliriz?” sorusunu sorarlar. Ama hepsi nihayetinde aynı amaca hizmet eder: Birlikte daha iyi, daha anlamlı bir insan olmak.

Peki, siz ne düşünüyorsunuz? Yunus Emre’nin dilinde konuşmak, sizce erkekler için çözüm mü, kadınlar için duygusal bir anlam mı taşır? Yorumlarda görüşlerinizi bekliyoruz.

E hadi, biraz gülümseyin ve içindeki Yunus Emre’yi bulmak için bir adım atın. Bu sohbeti derinleştirip, bir araya gelerek, kendi anlamımızı daha da büyütelim.