Okült ilim ne demek ?

Kaan

New member
Okült İlim Ne Demek?

Merhaba arkadaşlar! Bugün, tarih boyunca pek çok farklı kültürde farklı anlamlar yüklenen ve çoğu zaman gizemli bir hava ile çevrili olan "okült ilim" kavramını ele alacağız. Herkesin duyduğu, ancak belki de doğru şekilde anlamadığı bu terim, aslında pek çok farklı disiplini içinde barındırıyor. Ama burada sadece ne olduğunu değil, toplumsal cinsiyet, ırk ve sınıf gibi sosyal faktörlerle ilişkisini de tartışmak istiyorum. Çünkü okült ilimler, genellikle dışlanmış ya da kenara itilmiş grupların karşılaştığı toplumsal yapılarla, eşitsizliklerle ve normlarla doğrudan bağlantılıdır.

Okült İlimlerin Tanımı ve Kapsamı

Okült ilimler, genellikle doğaüstü, gizli ya da sıradışı güçlerle ilişkilendirilen bilgi sistemlerini tanımlar. Bu kavram, büyü, astroloji, okültizm, simya ve ezoterik öğretiler gibi farklı alanları içerir. "Okült" kelimesi, Latince "occultus" kelimesinden türemiştir ve "gizli" ya da "görünmeyen" anlamına gelir. Bu tür ilimlerin temelinde, genellikle insanın doğaüstü güçlerle bir bağ kurma çabası ve evrenin bilinmeyen yönlerini keşfetme isteği yatar.

Ancak okült ilimler, tarihsel olarak sadece bireysel bir ilgiden ibaret değildir. Aynı zamanda toplumsal ve kültürel yapıları sorgulayan, bazen de bu yapıları eleştiren bir perspektife sahip olabilirler. Bu yüzden okült ilimlere olan ilgi, sadece bir batıl inanç ya da eğlencelik bir eğilim değil, aynı zamanda toplumsal eşitsizlikleri anlamaya çalışan bir araçtır.

Toplumsal Cinsiyet, Irk ve Sınıf ile İlişkisi

Okült ilimlerin tarihsel olarak en çok kimler tarafından benimsendiğine ve bunların hangi gruplar tarafından daha fazla erişilebilir olduğuna baktığımızda, toplumsal cinsiyet, ırk ve sınıf gibi faktörlerin ne kadar belirleyici olduğunu görebiliriz.

Toplumsal Cinsiyet:

Kadınlar tarihsel olarak, özellikle Batı toplumlarında, genellikle okült ilimlere daha yakın bir ilgi duymuşlardır. Bunun bir nedeni, kadınların erkek egemen toplumlarda, güçlerini ve bilgilerini kamusal alanda kullanmaları için çok sınırlı alanlara sahip olmalarıdır. Okült ilimler, kadınlara, toplumsal normlardan ve baskılardan bağımsız bir şekilde düşünme, kendi içsel güçlerini keşfetme ve hatta doğaüstü yetenekleri kullanma imkânı sunmuştur. Kadınlar, ezoterik öğretilerde genellikle doğanın, sezginin ve şifanın temsilcileri olarak yer bulurlar.

Ancak bu ilgiyi, sosyal yapılar tarafından büyük ölçüde dışlanmış ve değersizleştirilmiş bir gücün arayışı olarak da görebiliriz. Örneğin, Orta Çağ'da cadı avları sırasında kadınlar, toplumsal normların dışında kalan "gizli" bilgiye sahip oldukları gerekçesiyle suçlanmış ve toplumdan dışlanmıştır. Bu, okült ilimlerin bir şekilde toplumsal cinsiyetle bağlantılı olarak dışlanmışlık hissinin ve güçsüzlüğün bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır.

Irk ve Etnik Kimlik:

Okült ilimlerin ırk ve etnik kimlik ile ilişkisi de önemli bir konu. Tarihsel olarak, bazı okült uygulamalar, özellikle Batı'da, beyaz Avrupa kültürleriyle özdeşleştirilmiştir. Ancak, Afrika, Asya ve Orta Doğu gibi bölgelerde, yerel halkların okült inançları ve ritüelleri, Batı'nın uyguladığı sömürgecilikten önce zaten vardı. Örneğin, Afrika'da Voodoo, Brezilya'da Candomblé gibi yerel inanç sistemleri, Batı kültürlerinde "gizli" ya da "yasaklı" olarak görülse de, bu inançlar aslında uzun bir tarihsel arka plana sahiptir. Sömürgecilik, bu inançları ya bastırmış ya da deformasyona uğratmıştır.

Bugün, okült ilimler ve "siyahi" kültürlerin bağlantısı, hâlâ toplumda marjinalleştirilmiş topluluklar tarafından korunuyor olabilir. Örneğin, Batı dünyasında okült ilimlere olan ilgideki artış, bazen bu kültürlerin dışlanmışlık ve güç arayışıyla bağlantılıdır. Okültizm, modern dünyada, ırkçı yapılar ve eşitsizliklerle mücadele etme yolu olarak algılanabilir.

Sınıf:

Sınıf faktörü de okült ilimlere erişimi ve ilgiyi büyük ölçüde etkiler. Okültizm, tarihsel olarak üst sınıflar tarafından da ilgi görmüş bir alan olmuştur. Ancak aynı zamanda, işçi sınıfı ve alt sınıflar arasında da yaygın olarak benimsenmiştir. Zenginler, okült ilimleri genellikle gücü elinde tutma ve kişisel çıkarlar sağlama aracı olarak kullanırken, daha düşük sınıflar, bu ilimleri toplumsal eşitsizlikleri sorgulama ve kendi içsel güçlerini keşfetme aracı olarak kullanmışlardır.

Günümüzde ise, okült ilimlere olan ilgi genellikle "alternatif" ya da "yeni çağ" düşüncelerini benimseyen gruplarla ilişkilendirilir. Bu da, toplumun daha elit ve geleneksel yapılarından ayrışmak isteyen bireyler için bir yol olabilir. Okültizm, toplumun daha baskıcı ve eşitsiz yapılarından kaçışın bir yolu olarak görülebilir.

Kadın ve Erkek Bakış Açıları: Empatik ve Çözüm Odaklı Yaklaşımlar

Kadınlar, okült ilimleri daha empatik bir bakış açısıyla ele alabilirler. Toplumsal baskılara karşı bir başkaldırı olarak, okült ilimler kadınların kendi güçlerini keşfetmeleri, toplumsal normlardan kurtulmaları ve kendilerine ait bir kimlik inşa etmeleri için bir araç olmuştur. Kadınların, okült ilimlere olan ilgisi genellikle daha içsel bir keşif süreciyle ilişkilidir.

Erkekler ise okült ilimlere, genellikle daha stratejik ve çözüm odaklı bir yaklaşım sergileyebilirler. Bu tür ilimlere olan ilgi, güç elde etme, toplumsal düzeni değiştirme veya bireysel başarıyı artırma amacı güdülebilir. Bu bakış açısı, okültizmdeki bazı doğaüstü öğelerin, erkeklerin kişisel hedeflerine ulaşmak için bir araç olarak nasıl kullanıldığını anlamamıza yardımcı olabilir.

Sonuç ve Tartışma

Okült ilimler, sadece gizli bilgi arayışı değil, aynı zamanda toplumsal yapıları sorgulama ve eşitsizliklere karşı bir tepki biçimidir. Kadınlar, ırkçılık ve sınıf ayrımcılığına karşı bir başkaldırı olarak okült ilimlere ilgi duymuşlardır. Erkekler ise bu alana daha çok güç arayışı ve stratejik bir bakış açısıyla yaklaşmışlardır. Her iki bakış açısı da, okült ilimlerin toplumsal yapılarla nasıl iç içe geçtiğini ve bireylerin bu yapıları nasıl sorguladığını gösterir.

Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz? Okült ilimlerin toplumsal cinsiyet, ırk ve sınıf ile olan ilişkisini daha da derinleştirebilir miyiz? Forumda bu konuyu tartışalım!